Kayıtlar

Mayıs, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Osho - Kendinle Başla

Resim
“Bazen anlarsın veya anladığını zannedersin ve böylece bilmeye bir engel yaratırsın. Akıl anlar, varlık bilir. Akıl sadece bir parçadır, gerçek olan senin varlığındır.” (s.34) “Kimse, en içteki ruhuna ne olduğuna özen göstermiyor.” (s.62) “Kendini dönüştür. Bazı kapılar aç, bazı boşluklar oluştur, bazı pencereler yap. Zihninin, geçmişinin dışına atla. O zaman sadece biliyor değil, yaşıyor olursun.” (s.111) “Hiçbir zaman olanı görmüyoruz. Her zaman kendi rüyamızın olanın üstüne yansımasını görüyoruz. Böylece rüya gören zihin etrafında gerçek olmayan bir dünya yaratır.” (s.170)

Osho - Duygular

Resim
“Senin tüm zihnin nedir, sadece bir karmaşa! Ve bu karmaşa yüzünden sen kendi doğanı göremezsin. Sen sürekli kendini ıskalarsın. Dünyadaki herkesle buluşursun ve asla kendinle buluşmazsın.” (s.7) “Keder pasif öfkedir ve öfke de aktif kederdir.” (s.48) “Kendine başkalarının gözünden bakma Senin gözlerin var, sen kör değilsin. Ve senin kendi iç dünyanın gerçekleri var.” (s.58) “Kendini ağaçlarla kıyaslamaman iyidir yoksa çok kıskanabilirsin: Niçin sen yeşil değilsin? Ve Tanrı niçin sana bu kadar kötü davrandı; çiçeklerin de yok?” (s.63) “Her şeyin enerjisi vardır: korku, öfke, kıskançlık, nefret. Sen tüm bu şeylerin hayatını tükettiği gerçeğinin farkında değilsin.” (s.97) “Yarın bir şeylerin değişebileceği korkusu... Birisi ölebilir, iflas edebilirsin, işini kaybedebilirsin. Değişebilecek bin bir tane şey olabilir. Sen korkular ve korkuların altında eziliyorsun ve onların hiçbirisi geçerli değil. Çünkü sen dün de gereksizce bu korkularla doluydun. Bir...

Henry Miller - Uykusuzluk

Resim
“İlkin kırık bir ayak parmağıydı sorun, sonra kırık bir kaş, en sonunda da kırık bir kalp. Ancak bir yerde de söylediğim gibi insan kalbi çok dayanıklıdır, yok edilemez; kırıldığını ancak belleğinde canlandırabilirsin. Asıl tokadı yiyen insanın ruhudur; ama ruh da güçlüdür, istenirse, eski canlılığı kazandırılabilir ona.” (s.7) “Umutsuz bir aşk çökmüşse gönlüne sabahın üçünde, özellikle onun orada, yerinde olmadığı kuşkusuna kapıldığında telefon etmeyi gururuna yediremiyorsan, ister istemez içe dönüp kendinle baş başa kalırsın; o anda akrep gibi sokarsın kendini ya da hiçbir zaman postalayamayacağın mektuplar yazarsın ona.” (s.8) “Azıyla yetinemediğimiz tek şey aşktır. Ve yeterince veremediğimiz de odur.” (s.9) “Belki de aşık olduğumu sanıyordum yalnızca. Belki de yalnızca açtım, yalnızlık çekiyordum; herhangi birinin oyuncak tabancayla vurabileceği bir hedeftim.” (s.22) “Yalnızca aşk. Hoş bir ölüm şekli. Ve Japoncası kulağa daha hoş geliyor: Yokuraku o...